MENÜ
İstanbul
Haber Air
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
pegasus
ATEŞ ÇEMBERİNDE HAYATTA KALMAK
Özlem Çapan Özeren
YAZARLAR
4 Nisan 2025 Cuma

ATEŞ ÇEMBERİNDE HAYATTA KALMAK

 

Havada süzülen bir uçak gördüğümüzde, modern dünyanın en güvenli ulaşım modlarından birine tanıklık ettiğimizi biliriz. Kokpitteki pilotlar ve kabin ekibi, her türlü beklenmedik duruma karşı titizlikle eğitilmiş, sayısız simülasyon ve tatbikatlardan geçmiş profesyonellerdir. Yolcular içeceklerini yudumlayıp pencereden bulutları izlerken, kokpit ve kabin ekibi uçağın her an emniyetli bir şekilde yolculuğunu sürdürebilmesi için görev başındadır. Ancak yine de havacılıkta kaza riski tamamen ortadan kaldırılamaz. Nadir de olsa, bir uçak aniden alev alabilir ve o güvenli yolculuk saniyeler içinde bir krize dönüşebilir. İşte tam da bu noktada, ekiplerin aldığı eğitimler ve kriz anında gösterdikleri soğukkanlı müdahale, yolcuların hayatta kalma şansını belirleyen en kritik unsurlardan biri haline gelir.

2024’ün son günlerinde, havacılık dünyası peş peşe yaşanan iki büyük felaketle sarsıldı. 29 Aralık 2024'te Güney Kore merkezli Jeju Air’in Bangkok-Muan seferini yapan Boeing 737-800 uçağı, kuş çarpması sonucu iniş takımları açılmadan gövde üzerine indi. Pistten çıkarak beton bir yapıya çarptı.  Çarpmanın ardından uçak alev aldı, büyük bir patlama meydana geldi ve 181 kişiden 179’u hayatını kaybetti, bu kazadan sadece 2 kabin memuru sağ kalabilmişti. Kaza raporlarına göre, Boeing 737-800’ün motorlarında göçmen Baykal ördeklerinin kalıntıları bulundu. O küçücük kuşlar, kocaman bir uçağın kaderini değiştirmişti.

Yeni yılın ikinci gününde, Japan Airlines’a ait bir Airbus A350, Tokyo Haneda Havalimanı’na iniş yaparken Japon Sahil Güvenlik uçağıyla çarpıştı. Saniyeler içinde kabin alevlere teslim oldu. Yoğun dumanla kaplanan uçakta kabin ekibi hızlıca tahliye sürecini başlattı. Kaydıraklar (slide) açıldı ve 379 yolcunun tamamı kurtuldu. Ancak sahil güvenlik uçağındaki beş kişi hayatını kaybetti. Bu olay, kabin ekibinin soğukkanlılık ve profesyonellik sayesinde bir facianın kenarından nasıl dönülebileceğini gözler önüne serdi.

Aynı günün ilerleyen saatlerinde, Kanada Halifax’ta Air Canada Express’e ait bir uçak inişte kayarak alev aldı. 73 yolcu ve mürettebat hızlı tahliye edildi ve kimse ciddi şekilde yaralanmadı. Ancak bu tür olaylarda şansın payı yok denecek kadar azdır. Kabin ekibinin, defalarca prova edilen acil durum müdahaleleri ve tahliye prosedürlerine son derece hâkim olması ve kriz anlarını ustalıkla yönetmesi sayesinde bir felaketin önüne geçildi.

Havacılıkta, kabin ekibinin profesyonelliği ve cesareti, hayat kurtarıcı bir fark yaratabilir. Bunun en bilinen örneklerinden biri de 5 Mayıs 2019’da Moskova Sheremetyevo Havalimanı’ndaki Aeroflot kazasında yaşandı. O gün görevli kabin memuru Maxim Moiseyev, alevler içinde kalan uçağın arka kapısını açamayınca yolcuları ön kapıya yönlendirdi. Son yolcuyu da çıkardıktan sonra kendisi tahliye olamayarak hayatını kaybetti. Bu kaza, bir kabin memurunun önceliğinin kendisi değil, yolcuları olduğunun en acı verici kanıtlarından biri oldu.

Bu yıl havacılık için hiç iyi başlamadı. 28 Ocak'ta Güney Kore'de Air Busan’a ait bir Airbus A321’in kabininde yangın çıktı. Yolcular büyük bir panikle uçağı terk ederken, bir kişi yaralandı. Yangının kabin içinde başlamış olması, bu kazanın en korkutucu yanıydı. Güvende hissedilen bir yaşam kapsülü, bir anda cehenneme dönüşebiliyordu.

Bir başka kaza da ise, birkaç gün önce 14 Mart 2025’te Denver Uluslararası Havalimanı’nda yaşandı. American Airlines’a ait Boeing 737-800, inişin ardından motorunda yangın çıktı. Dışarıdan izleyenler, uçaktan yükselen dumanı ve tahliye kaydıraklarından atlayan insanları gördü. Ancak içeride bambaşka bir kaos vardı. Bazı yolcular, çantalarını almak için vakit kaybederek tahliyeyi geciktirdi. Hatta bazıları kaydıraktan inmeyi bırakıp kanatlara çıkmaya çalıştı.

O anların görüntüleri sosyal medyada hızla yayıldı ve herkes aynı soruyu sordu: İnsanlar neden canlarını değil, çantalarını kurtarmaya çalışıyordu? FAA olayla ilgili soruşturma başlatırken, bu durum tahliye sırasında insan psikolojisinin ne kadar öngörülemez olduğunu bir kez daha gösterdi ve  “Mal canın yongasıdır” sözünü hatırlattı.

Uçak yangınları nadir olaylar olmaktan çıkıyor. Peki, bir uçakta yangın çıktığında hayatta kalmak için ne yapmalısınız?

Eşyalarınızı bırakın. Çantanızı almak, hayatınızı riske atabilir ve tahliyeyi geciktirebilir.

Kabin ekibinin talimatlarına uyun. Onlar, bu gibi anlar için eğitildi.

Hızlı ama sakin hareket edin. Panik, tahliyeyi zorlaştırır.

Kaydıraklardan atlayarak kayın. Oturarak kaymak, tahliye sürecini yavaşlatır.

Havacılıkta saniyeler hayat kurtarır. Ve bazen, bir saniye içinde verilen yanlış karar, geri dönülemez sonuçlara yol açabilir.

[email protected]

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Muzaffer Çetingüç
 4 Nisan 2025 Cuma 23:38
Kabin memurlarını servis elemanı veya garson gibi gören, gerçek işlevlerinin farkında olmayanlara çarpıcı örnekler veren yazınız için kutluyorum.
 Güray Tezer
 4 Nisan 2025 Cuma 22:59
Uçuş personelinin önemini ortaya koyan, dikkat çekici, önemli uyarıları olan , güzel bir yazı.
 Meral
 4 Nisan 2025 Cuma 20:51
THY dan emekli olmuş, Seattle, Amsterdam ve Beyrut’da eğitimlere, tatbikatlara katılmış bir Purser olarak beğendim Bizde insanlar hala “tepsi taşıyan kız” olarak tanımlar Bir ara Gök Konuksal Avrat diyecek oldular ama rağbet görmedi
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2025 Haber Air